oğluş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oğluş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2012 Çarşamba

son 5...

Yarın ki NST sonrası alıkonmazsam pztesi Ateş oğlumuza kavuşuyoruz.

Çantam hazır, kuzulu bebek şekerlerimiz geldi. Sinem Kobaner'le doğum fotografları için anlaştım. Aklıma gelen başka birşey, bekleyen bir işim de yok zaten şu aşamada.

Gerisi beklemeye kaldı. Zeynep'im o kadar heyecanlı ki abla olacağı için. Hatta bu sabah kardeşi biraz büyüdükten sonra bir bebeğimizin daha olmasını istediğini söyledi. Umarım evdeki hengame fikrini değiştirmesine neden olmaz. O kadar sevgi dolu ve duygusal bir çocuk ki kuzum, olumsuz etkilenecek diye ödüm kopuyor.

Neyse ki, geçtiğimiz bir haftayı Leyla, Ela ve ablamla geçirince başına ne geleceği hakkında net bir fikri oluştu. Sık sık ağlayan, devamlı meme ve kucak isteyen ama bir o kadar da dünya şirinesi ufak bir yaratıkla muhatap olacağımızı biliyor en azından.

Okumayı iyica ilerletti. Bir yetişkin hızında okuyor diyebilirim. O kadar çok ilgisini çekiyor ki okumak, sokakta, gazetede, tv'de gördüğü herşeyi okumadan duramıyor. Resmen kayan altyazıları takip eder oldu. Böyle olunca da hava durumundan maç sonuçlarına kadar her bir şeyden haberdar. Abuk subuk şeylerle muhatap olmasın diye dikkat etmeye çalışıyoruz.

Hadi bakalım gelsin artık Ateş kuzum da şenlensin ortalık.

2 Aralık 2011 Cuma

Herşey yolunda...

28. haftayı tamamladım. Kendimi çok iyi ve sağlıklı hissediyorum. Mide yanmalarım ve aldığım 11 kilo dışında bir şikayetim yok diyebilirim. 29 kasımdaki son doktor kontrolümüzde her şey yolundaydı. Oğluşum yaklaşık 1500 gr ve 39 cm olmuş. Gelişimi gayet iyi. Ben de son 1 ayda sadece 1,5 kilo almayı başarmışım. Artık daha çok protein ve kalsiyum ağırlıklı beslenmeye çalışıyorum.

Bu arada ablamın ani ve tantanalı doğumu ile güzel Leyla’mıza kavuştuk. Ah o koku yok mu o koku. Bir an önce oğluma kavuşma isteğimi öyle depreştirdi ki. Leyla'nın doğumu sonrası Ankara'da geçirdiğim 5 gün benim için hem hazırlıklarımlarımdaki eksiklikleri farketmem hem de bebek bakımındaki acemiliğimi atmam adına güzel bir süreç oldu .

Zeynep kuzusu rutin hayatına devam ediyor. Ortalama bir çocuk kitabında yer alan bir çok kelimeyi okuyabildiğinden daha önce okumadığımız kitapları da okuyup anlayabiliyor artık.

Okuldaki öğretmenleri ile yaptığım son görüşmelerde duyduklarım harikaydı. Resim konusunda yetenekli olduğu ve desteklenmesi gerektiğini söyledi sınıf öğretmeni. Çocuk ve sanatla ilgili birkaç kitap aldım, daha önce okuduklarımı da tekrar gözden geçireceğim. Farklı boyalar,boyama zeminleri temin etmeyi düşünüyorum en kısa zamanda.

Drama öğretmeni ise kaba motor becerilerinin, esnekliğinin çok iyi olduğunu, boy avantajını kullanarak, voleybol, yüzme gibi alanlarda başarılı olabileceğini söylediler. Bilen birilerinden bu tür yönlendirmeler almak insanın önünü açıyor. Bakalım bizim kuzu tercihini ne yönde kullanacak.

Önümüzdeki yıl ana sınıfına başlayacağından yılbaşından sonra okul kararımızı yavaş yavaş netleştirmemiz gerekiyor. Bu konuyu çok da dert etmiyorum açıkçası. Sanem'in önerdiği, onunla aynı okulda çalışan ve Zeynep'in dönemine denk gelecek öğretmen arkadaşı ile tanışmayı planlıyorum. Etrafımdaki her anne-baba gibi biz de özel okul-devlet okulu ikilemindeyiz bu aralar. Her ikisinin de artı ve eksileri arasında gidip geliyoruz. En önemli kriterim Zeynep'in de seveceği, içindeki öğrenme coşkusunu köreltmeyecek, okula olan sevgisini koruyabilecek, işini ve çocukları gerçekten seven bir öğretmen bulabilmek.

18 Ekim 2011 Salı

Zaman, heyecan...

Yine oldukça uzun bir ara olmuş. Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini hatırlatan öylesine çok şeyle karşılaşıyorum ki şu aralar, neredeyse paniğe kapılacağım.

Küçük kızım gözle görülür bir hızla büyüyüp değişiyor. Kreşte geçirdiği zamanı, orada yaptıklarını, arkadaşları ve öğretmenleriyle paylaşımlarını öyle güzel anlatıyor ki! Ne güzel, artık onun da ailesi dışında ilişkileri ve sosyal çevresi var.

Geçtiğimiz yıl başlayan Zeynep Bayram çılgınlığı bu yıl da son sürat devam ediyor. Kızımın en yakın arkadaşı adaşı ile inanılmaz güzel bir ilişkileri var. Birbirlerine toka, kitap hediye etmeler, haftasonu için sözleşmeler, aynı sayfayı birlikte boyamalar...Kavga ettikleri günün akşamı eve morali bozuk geldiği bile oldu minik kuzunun. En kısa zamanda aileleri de işin içine katacak bir haftasonu etkinliği ile bu güzel arkadaşlığı desteklemeyi planlıyoruz.

Bir diğer taraftan da aramıza katılmasına sadece dört ay kalan oğluşumuzun heyecanını yaşıyoruz. Özellikle Zeynep'in heyecanı ve sabırsızlığı o kadar belli ki.
İki lafın arasına kardeşi ile ilgili planlarını katmadan günü geçmiyor kızımın. Çok tatlı, ilgili ve sevgi dolu bir abla olacağına daha şimdiden eminim.

Tek çocuklu günlerimi ona daha fazla vakit ayırarak geçirmeye çalışıyorum. Akşamları günün yorgunluğuna ve zaman darlığına rağmen sadece bir iki kısa oyun oynayabilsek de hafta sonlarının mümkün olduğunca değerlendirmeye çalışıyoruz.

Hayatımızın epey şenleneceği önümüzdeki günlerde tatlı kızımın olumsuz etkilenmemesi adına danıştığımız bilirkişiler, mümkün olduğunca birlikte yaptığımız rutinleri bozmamamızı, mutlaka başbaşa zaman geçirecek şekilde organize olmamızı ve mümkünse en azından bebek doğana kadar onu kaygılandırmamak için konuyu çok fazla dillendirmememizi tavsiye ettiler.

Yaşayıp göreceğiz ne diyelim.